Bir erkek olarak aşırı derecede sıkılıyorsanız ihtiyacınız olan tek şey bir futbol topudur, ve bir futbol topu olarak aşırı derecede sıkılıyorsanız bir erkeğe ihtiyacınız yoktur. Kendinizi duvardan duvarlara vurursanız daha çok keyif aldığınızı fark edeceksiniz.
- Penaltıdan taca top atan birini gördüm de bugün, ağlamak için Türk Hava Yolları'ndan online bilet aldım. ne alakası varsa.
~ ironiyi severim. nesquik kadar olmasa da.
24 Kasım 2010 Çarşamba
23 Kasım 2010 Salı
şanane?
Herkesin sevdiği bir şeyler olur ya hani, benimki de 'şanane' işte. Aslında o bir kelimeden çok daha ileride bir şey. Bana onaltı yıldır kazanamadığım sempatikliği kazandıran şey o. Ne olduğunu merak mı ediyorsun? Peki... cevaplıyorum ;
- şanane? neyseney. tamam tamam. şinirlenmeyin. sonra şöylerim, belki.
- şanane? neyseney. tamam tamam. şinirlenmeyin. sonra şöylerim, belki.
17 Kasım 2010 Çarşamba
yala'nla'mak
Bir koyunun diğer koyuna 'birlikte nice bayramlara' demesi kadar sevmiştin oysa beni. Farkındaydım aslında, bir koyunun hayatını, aptal sevgine yakıştıramadığım için yalanladım ben seni!
16 Kasım 2010 Salı
yenisi.
En sevdiğim oyuncağım kadar sevmiştim seni sevgilim; yere düşünce ağladım, seninle vakit geçirirken eğlendim, kırıldığın zamanlarda ise, babamdan yenisini istedim hep.
10 Kasım 2010 Çarşamba
pratiklik peşinde 3.
İnsanların sürekli bir pratiklik peşinde olmasına şaşırıyorum bazen. Benim pratiklik sorusuna verebileceğim tek cevabım iki yaşındaki yeğenimdir. İki yaşında olmasına rağmen, hâlâ tuvalete gitmiyor mesela. Ve sanırım bunun, onun pratikliğinden kaynaklandığını düşünen bir tek ben varım. O yüzdendir ki sadece beni öpüyor ufaklık :)
bir ismi yok.
Bugünlerde adını koyamadığım tek fotoğraf bu. Kötü günlerde kötü düşünürüm ben hep. Bu güzelliğe kötü düşüncelerimi yakıştıramadığım için, bugünlük bu fotoğrafın bir ismi yok.
10 Kasım 2010!
6 Kasım 2010 Cumartesi
hâlâ tırsıyorum.
Kedilerden çok korkarım ben. Küçükken yaşadığım kötü bir anım üzerine, köpeklerden bile daha fazla korkuyorum diyebilirim. Bir akrabamın düğünündeyken cırmalamıştı beni. Tabii o zamanlar düğün salonları falan fazla meşhur değildi, yani ne bileyim, salonda düğün pek fazla yapılmazdı. Sokak düğünüydü işte, ve o cırmıktan sonra kaç tane aşı yedim o küçük yaşımda. Kötü bir iz bıraktı, kolumda ve hayatımda. Hatta, " psikopat mısın lan sen? ahahahaha " diye espri yapanlar da oluyor, ve hatta bu espriye gülenler bile oluyor -nasıl bir seviyeyse artık bunlardaki-. Ben de cevap veriyorum tabii, hem de sakince ; " Psikopatım ama hâlâ kedilerden tırsıyorum. " diye.
~ Çocukluğumun tatlı yıllarını yediğim aşılarla zehir eden kediye burdan selamlar. " Büyüyünce yakalicam seni. " demiştim ya hani? yalandı lan o. yakalasam bile tırsarım senden hâlâ. boşversene.
~ Çocukluğumun tatlı yıllarını yediğim aşılarla zehir eden kediye burdan selamlar. " Büyüyünce yakalicam seni. " demiştim ya hani? yalandı lan o. yakalasam bile tırsarım senden hâlâ. boşversene.
2 Kasım 2010 Salı
doğum günüm.
Benim de doğum günüm var, hani her insan gibi. İşte ben günde çocukluğumu geride bıraktığım için üzülürüm hep. Arkadaşlar arkadaşlarını gerilerinde bırakmamalı, biliyorum. Ama elimde olmadan bırakıyorum işte, beni üzen de bu sanırım. Sonra arkadaşımı özleyip, çok üzülüyorum. Sanırım...
yaşlanıyorum.
- Onaltıncı doğum günüm yıldönümünü bu entry ile kendi kendime kutluyorum. Kutlu olsun. Kurdeleyi verin, kurdeleyi.
~ Doğum günümde Galatasaray Store'u zengin eden ve en azından düşünüp tebrik mesajı atan arkadaşlarıma bir kere daha teşekkür ediyorum. Ama beni sizler yaratmadınız. Çünkü daha o kadar büyük değilsiniz, Veletler. :)
yaşlanıyorum.
- Onaltıncı doğum günüm yıldönümünü bu entry ile kendi kendime kutluyorum. Kutlu olsun. Kurdeleyi verin, kurdeleyi.
~ Doğum günümde Galatasaray Store'u zengin eden ve en azından düşünüp tebrik mesajı atan arkadaşlarıma bir kere daha teşekkür ediyorum. Ama beni sizler yaratmadınız. Çünkü daha o kadar büyük değilsiniz, Veletler. :)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
