"bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım." sf. 86
"deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum..." sf. 136
"bana hakikaten yaşamak imkânını verdiğin birkaç ay için sana teşekkür ederim." sf. 159
sabahattin ali - kürk mantolu madonna.
altı günde okumuşum. altı saat kadar çabuk, altı yıl kadar etkili bir süreydi. zihnen altı yaş daha büyümüş hissediyorum.
bu kitap kimin eline geçerse geçsin, kitap üzerindeki fiilî hâkimiyet(bkz: zilyetlik, eşya hukuku, taşınır mallar) kimin olursa olsun, veyahut kitaba kim mâlik(bkz: mülkiyet hakkı, eşya hukuku) olursa olsun, diyeceğim o ki; okuyun.
siz okuyun, biz okuyalım, bu kitap yaşasın.
yaşamalı.
28 Kasım 2013 Perşembe
13 Kasım 2013 Çarşamba
olayın mukadderatına ilişkin teşekkür hükmü.
"seçim millî iradenin açıklanması ile ilgili olduğundan böyle bir faaliyetin milletin mukadderatına bağlı kimseler tarafından gerçekleştirilmesi gerekir." demiş Erdoğan Teziç, seçimin olumlu koşullarından vatandaşlık hakkında. ben de Erkan'ı aradım. mukadderat kelimesine benim için yüklediği anlamdan ötürü teşekkür ettim. bir kelimenin güzel anıları varsa o kelimenin geçtiği mühim cümleleri daha kolay ve aşkla ezberleyebiliyorsunuz. neyse, Anayasa vizesi gelsin!
1 Kasım 2013 Cuma
dokuz, mutlu yıllar ve iki bomonti.
yarın tam dokuz yaşına giriyorum ve hâlâ çok yalnız hissediyorum. kimse yokmuş gibi böyle, hem sen de yoksun.
"benim için, tutar mısın kendi ellerinden?" demiş müzisyen. ben de 'iki bomonti daha alabilir miyiz?' dedim.
not: sen kim? bilmiyorum. şey, aslında. neyse. bilmiyorum.
"benim için, tutar mısın kendi ellerinden?" demiş müzisyen. ben de 'iki bomonti daha alabilir miyiz?' dedim.
not: sen kim? bilmiyorum. şey, aslında. neyse. bilmiyorum.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)