ankara uzak, ankara soğuk, ankara muazzam, ankara aşk. ve ankara gülümseyebiliyor. insan hayatının geriye kalan kısmını ankara'da yaşamak istiyor.
bak, balıklar da uçabiliyor ankara. lütfen bir kez daha bakar mısın?
"kiraz dalları
desem yalan olur ya,
kar kış ankara."
24 Şubat 2014 Pazartesi
23 Şubat 2014 Pazar
tam kafiyeli engel.
bugün küçücük bir engelin ortadan kalkmasıyla bile mutluluk seline boğuldum. sonra birkaç şey geldi aklıma, geri duruldum:
"hoş geldin. çalmadan gir içeri. sen geldin, tanıdım gözlerini."
ve
"yabancı gibisin miyop gözlerin kısık
bana ait ne varsa hepsi seni korkutuyor
sana ait ne varsa hiçbiri benim değil
belki ölmek hakkımı kullanıyorum
belki gelmem gelemem beş dakika bekle git."
cesaretsizliğimi bağışla biricik mavimsi blog, çok çekiniyorum.
hukuk ve mutluluk tam kafiyeli olmakla beraber birbirlerine aşinâ iki arkadaşlar zihnimde.
hem, "kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu?"
"hoş geldin. çalmadan gir içeri. sen geldin, tanıdım gözlerini."
ve
"yabancı gibisin miyop gözlerin kısık
bana ait ne varsa hepsi seni korkutuyor
sana ait ne varsa hiçbiri benim değil
belki ölmek hakkımı kullanıyorum
belki gelmem gelemem beş dakika bekle git."
cesaretsizliğimi bağışla biricik mavimsi blog, çok çekiniyorum.
hukuk ve mutluluk tam kafiyeli olmakla beraber birbirlerine aşinâ iki arkadaşlar zihnimde.
hem, "kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu?"
19 Şubat 2014 Çarşamba
gül. fiilî mânâda.
bak, balıklar da uçabiliyor. lütfen bir kez daha güler misin?
~ bugün tam arkasında süt içtim.
~ bugün tam arkasında süt içtim.
18 Şubat 2014 Salı
17 Şubat 2014 Pazartesi
vs.
"yalnız rüya görenlere mahsus bir gülümseme" ile "aklı ortadan kaldırmadan hakikate erişmenin imkânsızlığı"nı tanıştırdım bugün. zaten ahbaplarmış.
16 Şubat 2014 Pazar
merhaba, m.
merhaba,
değişmemişsin. n'aber?
ben de iyiyim teşekkür ederim. yolculuk anında binbir türlü şey geliyor aklıma hep. biri de sendin. rahatsız etmiyorum umarım?
nereden aklıma geldiğini bilmiyorum, birkaç şey söylemek istedim sana.
madem rahatsızlık vermiyorum öncelikle teşekkür edeyim o halde: geçenlerde taaşşuk-ı talat ve fitnat'ı okudum. etkilendim de. beni bu güzel varlıkla tanıştırdığın için teşekkür ederim. eğer izin verirsen sana olan minnet borcumu ben de seni güzel bir varlıkla tanıştırarak ödemek istiyorum. okur musun benim için?
benim biricik "kürk mantolu madonna"mı okumadan ölme diyeyim o halde. müsait bir vaktinde kitap arayacak olursan aklına gelsin. bindokuzyüzkırküç'te yayımlanan kitabı sabahattin ali yazmış. ve sanki sabahattin ali benim için yazmış.
değişmemişsin. n'aber?
ben de iyiyim teşekkür ederim. yolculuk anında binbir türlü şey geliyor aklıma hep. biri de sendin. rahatsız etmiyorum umarım?
nereden aklıma geldiğini bilmiyorum, birkaç şey söylemek istedim sana.
madem rahatsızlık vermiyorum öncelikle teşekkür edeyim o halde: geçenlerde taaşşuk-ı talat ve fitnat'ı okudum. etkilendim de. beni bu güzel varlıkla tanıştırdığın için teşekkür ederim. eğer izin verirsen sana olan minnet borcumu ben de seni güzel bir varlıkla tanıştırarak ödemek istiyorum. okur musun benim için?
benim biricik "kürk mantolu madonna"mı okumadan ölme diyeyim o halde. müsait bir vaktinde kitap arayacak olursan aklına gelsin. bindokuzyüzkırküç'te yayımlanan kitabı sabahattin ali yazmış. ve sanki sabahattin ali benim için yazmış.
10 Şubat 2014 Pazartesi
hissikablelvuku
fikren üçyüz yaşında hissettiren hissikablelvuku'larla tanışıyorum. merhaba.
hissikablelvuku: önsezi, vuku'nun önceden hissedilmesi. konuşurken ağızda güzel bir ahenk bırakan kelime. öğretmek için yazdım sana biricik mavimsi. neyse, haydi mavimsi kal.
hissikablelvuku: önsezi, vuku'nun önceden hissedilmesi. konuşurken ağızda güzel bir ahenk bırakan kelime. öğretmek için yazdım sana biricik mavimsi. neyse, haydi mavimsi kal.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)