Ya şu büyük bayanların, küçük ve tatlı insanları sevmesi ve o sevgisini acayip derecede mükemmel bir şekilde göstermesi beni suratının ortasına sağlam bir sağ kroşe patlatmaya teşvik ediyor. Geçen geldi birisi, ben de tam o sırada denize girmek için hazırlanıyordum. Sanırım yirmiüç yaşlarında falandı " aa, ne kadar tatlı şeysin sen. beş-altı sene daha büyük olsan, seni kaçırmazdım. " dedi. gayet sakin, rahat ve - her ne kadar hayattan bezdirseler de bu tipler - huzurlu bir şekilde dönüp " şükürler olsun. annem beş sene daha bekleyebilmiş " dedim. Kıs kıs güldü öküz. " yerim seni yaa " dedi. " patates püresi miyim lan ben ?! " dedim. sonra denize koştum. Sonra arkamı döndüğümde, hasretime dayanamayıp kumdan kaleler yaptığını gördüm. İçine girip saçlarını uzatıcaktı sanırım. Beş sene ile kaçırdığım biricik rapunzelim benim <3 çirkin rapunzel <3
- Lan Rapunzel. Sana bloğumda yer ayırdığım için de yemelisin beni.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder